"Her şeye rağmen muhakkak bir aydınlığa doğru yürümekteyiz. Bende bu inancı yaşatan kuvvet yalnız azim memleket ve millet hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanları içinde, sırf vatan ve hakikat aşkı ile ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik gördüğümdür." (1918)
"Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerinin çocuklarına kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü bu olmalıdır: "Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz. Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk Milleti duygusunun ifadesidir."
Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her Türk ferdinin son nefesi, Türk Milleti'nin nefesinin sönmeyeceğini onun ebedi olduğunu göstermelidir. Yüksek Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur! (1935).
|

BÜYÜK ÖNDERİMİZ
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK..
1919 yılında son Türklerin son topraklarında mücadele başlarken her şey nereden bakılsa ümitsiz gibidir. Ama koşullar öyle gelişmeliydi ki son Türkler, isteseler de, istemeseler de, beliren karanlık akıbete toptan teslim olamazlardı. Er geç bir davetçi çıkacaktı..... Askerler yeniden silahlarını kuşanacaklardı..... Bu bayrak açılmalı, bir devlet kurulmalı, emirler verilip emirler alınmalıydı. Nitekim bir gün, bütün bunları, yapacak beklenen kahraman çıktı da; Mustafa Kemal Paşa.
"Yüzyıllardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir, fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir şekilde karşılayabiliriz: O da artık Türkiye'de, Türkiye'den başka bir şey düşünmemek. Ancak bu düşünceyle hareket ederek her türlü selamet ve mutluluk hedeflerine ulaşabiliriz" (1925).
Şüphesiz fikirlerin, inanışların başka başka olmasından şikayet etmemek lazımdır. Çünkü, bütün fikirler ve inanışlar bir noktada birleştiği takdirde, bu hareketsizlik belirtisi, ölüm işaretidir.
Atatürk |
Mustafa Kemal Atatürk'ü bilmek ve anlamak, bir yönüyle 20. yüzyıl Türkiye'sini ve dünyasını inceleme ve açıklama çabasının bir gereğidir. Coşkun bir Türklük ve çağdaşlaşma heyecanı olan Atatürk bizim için bir onurdur, özgür düşüncenin ve özgür inancın bir abidesidir. Buğün Atatürk dışında hangi lider düşünceleriyle, yapıtlarıyla, zaferleriyle güncelliğini koruyor ve ulusuna yol gösteriyor? Atatürk, Türk ulusunun içinde, arasında düşünceleriyle, yapıtlarıyla dipdiri yaşamaktadır. Yalnızca ulusunun içinde mi? Mazlum ülkelerin ulusları arasında da Atatürk adı bir bayrak gibi dalgalanmaktadır. Geri kalmış ya da bırakılmış ülkelerde M. Kemal adı saygı ve sevginin ötesinde bir anlam ifade ederken, Batılı ülkeler, O'nu övgüyle, hayranlık, hep coşkuyla takip etmişlerdir. 19 Mayıs 1919 gününün sabahı başlayan "Türk Mucizesi" Batı'yı yalnızca hayrete düşürmekle kalmamış, onların M. Kemal Paşa ve Türkler hakkında coşku ve övgülerine neden olmuştur.
Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, önce onurlarını, sonra özgürlüklerini daha sonra da geleceklerini kaybetmeye mahkumdurlar.
Atatürk |
Temelinde akılcı, deneyci çağdaş bir felsefe yatan Atatürkçülük, en büyük düşünürü ve uygulayıcısı yine Atatürk'ün kendisi olan Türk Hümanizmasıdır. Bu görünüşüyle büyük bir yapı, görkemli bir yapıt olan Atatürk devriminin bütünlüğü, Türk toplumuna olduğu kadar, çağdaş dünyaya da Türk ulusunun çok değerli bir katkısı olmuştur. Ve bunun en büyük onur payı Atamızındır.
Eski çağın büyük filozofu Eflatun'un "Ya yöneticiler bilge kişi ya da bilge kişiler yönetici olsalar!" yolundaki iki bin yıllık dileği, ilk kez 20. Yüzyılda Atatürk'ün kişiliğinde tam olarak gerçekleşmiş bulunuyor. Atatürk bir dahi, bir düşünür olarak ulusunun yazgısını eline almış, bu ulusla atıldığı bağımsızlık savaşıyla ve başka ulusların haklarını koruyan bir barışla insanlığa görkemli bir örnek olmuştur.
|

|
UNESCO'nun, Atatürk'ün 1981 yılındaki 100. Doğum Yıldönümü dolayısıyla aldığı kararların dayandığı gerekçeler, Atatürk'ün "Ulusal Mücadele ve Çağdaşlaşma Lideri" olmak evrensel niteliklerini ortaya koymakta ve dayandığı gerekçelerle, Atatürk'ü yetiştirmiş bir ulusun mensubu olarak, hepimize kıvanç vermektedir. 27 Kasım 1978 Tarihli UNESCO Genel Kurulu'nun kararında: "UNESCO Genel Konferansı; Uluslararası anlayış işbirliği ve barış yolunda çalışmış üstün kişilerin gelecek kuşaklar için örnek olacakları inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. Yıldönümü'nde, 1981 yılında anılacağını hatırlatarak, UNESCO'nun ilgilendiği tüm alanlarda olağanüstü bir reformcu olduğunu göz önünde tutarak, özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden biri olduğunu kabul ederek, dünya ulusları arasında karşılıklı anlayışın, sürekli barışın kurulması için çalışmalarının olağanüstü bir örnek olduğunu ve tüm yaşamı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrımını gözetmeden, bir uyum ve işbirliği çağının doğacağına olan inancını anımsatarak, eylemlerini her zaman barış uluslar arası anlayış ve insan haklarına saygı yönünden yapmış olan Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Atatürk'ün kişiliğini ve eserinin çeşitli yönlerini ortaya çıkarmak üzere, 1980 yılında yapılacak sempozyum hazırlıkları için Türk Hükümeti ile UNESCO'nun işbirliği yapmasına karar verilmiştir". Görülüyor ki, UNESCO Genel Kurulu'nun kararıyla, Atatürk'ü sadece sömürgecilik ve emperyalizme karşı açılan ve kazanılan Ulusal Mücadelenin Lideri ve olağanüstü reformcu yani emsalsiz bir çağdaşlaşma lideri değil, yaşamı boyunca eylemleri ile her zaman barış, uluslar arası anlayış ve insan haklarına saygı yönünde hareket eden Büyük Bir Lider olduğunu da kabul etmiştir.
Türk Ulusu!
On beş yıldan beri başarı sözü veren birçok sözlerimi işittin.
Mutluyum ki, bu verdiğim sözlerin hiçbirinde ulusumun hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım!
Atatürk |
Atatürk'ün en büyük eseri, kurduğu ve şekillendirdiği Türkiye Cumhuriyeti'dir. "Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır...Ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyerek açıkça, dikkatlerin kendi üzerine yoğunlaşmamasını, hayranlığın kendisine yönelmemesini, bir ölçü konulacaksa Türkiye Cumhuriyeti'nin eriştiği düzeye bakılarak değerlendirilmesini vurgulamıştır. Onuncu Yıl Nutku'na koyduğu sonra kendisinin çıkardığı iki sözcük kendisi için istediğinin ne derece mütavazi olduğunu gösterir: "BENİ UNUTMAYIN ". Evet O sadece beni unutmayın demişti. O'nu unutmadık, unutmayacağız.
Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
Atatürk |
İlim, tercüme ile olmaz,
tetkikle olur.
Atatürk |
Büyük önder Atatürk'ün düşünce mirasının dayandığı temel ilkeler olan "çağdaş uygarlığı yakalamak" ve "bunun için de ("benim manevi mirasım ilim ve akıldır" sözüyle simgelenen) Aydınlanma Düşüncesi'ne, yani eleştirel akılcılığa bağlı kalarak, küresel düşünüp yerel hareket ederek Dünya ekonomisine entegre olmada, Atatürk'ün çağdaş uygarlık vizyonuna bağlı Biz Cumhuriyet kuşaklarına düşen en önemli görev, Cumhuriyetin 100. yıldönümünün kutlanacağı dönemde Türkiye'nin demokratik ülkeler topluluğunun güçlü, etkin ve saygın bir üyesi olarak nasıl bir konumda bulunması, bu hedefe ulaşmak için neler yapılması gerektiğinin tartışılması, Türkiye'nin sanatta, kültürde, siyasette, ekonomide 2023 vizyonunun oluşturulmasıdır.
...Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün Batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa,
Ey Türk Çocuğu!
O kabahat da senin değil. Senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur.
Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin!.. Bu belli.
Fakat zekanı unut!..
Daima çalışkan ol!..
Atatürk |
Türklük ve Türkiye sevgisine sahip sevgili Atatürk'ü her zaman saygı ve şükranla anıyor, arıyor, özlüyor ve her geçen gün O'na daha fazla gereksinim duyuyoruz.
Sevgili Atatürk'ümüzün 1925 yılında Afyon'da yaptığı bir konuşmada söylediği gibi"...bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir."
|
Hazırlayanlar (2002) :
Yrd.Doç.Dr. Ramazan GÖKBUNAR (İİBF)
Yrd.Doç.Dr. Serhat BAŞTAN (UBYO)
Yararlı Bağlantılar :
Cumhurbaşkanlığı
http://www.cankaya.gov.tr/ata.htm
Atatürk ile İlgili Linkler
http://web.bilkent.edu.tr/inet-turkey/ataturk.html
http://www.basbakanlik.gov.tr/ataturk/ataturk.htm
Anıtkabir
http://www.ankara-bel.gov.tr/ankara/3d.htm
TARİH Atatürk Araştırma Merkezi
http://www.atam.gov.tr
Atatürk Kültür Merkezi
http://www.akmb.gov.tr
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
http://www.tdk.gov.tr
Atatürk Takvimi
http://www.ataturktoday.com/
|
|