10 KASIM 1938'DE ATATÜRK'ÜN ARDINDAN
BAŞBAKAN CELAL BAYAR'IN SÖYLEDİKLERİ
"Milletlerin tarihi, acı, birçok hatıralarla doludur.
Bugün biz inkılap tarihimizin, en acı ve fakat en önemli bir devrini taşıyoruz.
Aziz varlığının her kuvvetin fevkinde telakki ettiğimiz ve
öyle olduğuna da inandığımız Şefimizi kaybettik.
Şefin hayatında Türk milleti masık yekvücud olarak,
tek bir kalb gibi O'nun sevgisinde birleşmişse,
matemini de aynı surette, tek bir kalb halinde tutuyor ve ıztırabile ağlıyor.
Denilebilir ki şimdiye kadar hiçbir kimse bu kadar vatanşümül,
bu kadar alemşümül bir acı duymamıştır.
Kendi ruhunuzda da acıyı hissediyor ve kalbimizin kanadığını duyuyoruz.
Türk milleti gibi fedakar, büyük bir milletin kendisine bin bir mahrumiyet içerisinde, en büyük muvaffakiyetleri temin etmiş olan
büyük bir evladı hakkında başka türlü hareket etmesine esasen imkan yoktur. Atatürk, bize yaralı bir vatan kurtardı.
Atatürk, bu yaralı vatanı,
içerisinde asırlardan beri sinmiş olan hurafelerden,
efsanelerden, bir kuvvetli rejim de kurarak,
mes'ud ve müreffeh bir halde, bize bağışladı.
Türk'ün edebi bir tehlikeye düşüyor sandığı zamanda,
imdadına koşarak, felaketten bizi kurtardı.
Zaval bulmaz istiklalimizi ve ebed müddet vatanımızı,
Türk rayeti istiklali altında yaşatmak imkanını buldu ve verdi.
Atatürk'ü sadece bize vatani hizmetler ifa ettiği için sevmiyoruz.
Aynı zamanda, tam manasıyla kamil bir insan olduğu için de seviyoruz.
Atatürk, vefakardı, mütevazi idi. Herkesin hakkını yerinde verirdi.
Arkadaşlar, Atatürk'ün hayatı ve mazel hakkında söz söylemeği kısa bir celseye sığdırmak en müşkül olan bir iştir.
Yalnız müsadenizle çok sevdiği ve çok güvendiği,
büyük milletin iradesini temsil eden bu kürsüden
O'nun maneviyetine hitap ederek diyorum ki:
Atatürk, Seni sevmek, tabcil etmek
her Türk vatanseverinin milli ödevi ve namus borcudur."
10 Kasım 1938
Celal Bayar